Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Donald Trump, seçim sürecinde ABD kamuoyuna “sonsuz savaşları bitirme” ve Batı Asya’daki askerleri geri çekme vaadinde bulunmuştu. Ancak aradan geçen sürede atılan adımlar, bu söylemlerin pratikte karşılık bulmadığını ortaya koydu. ABD’nin bölgedeki askeri varlığı korunurken, hava saldırıları, yeni yaptırım kararları ve açık tehditler gündelik bir politikaya dönüştü.
Son haftalarda artan askeri hareketlilik, Washington’un diplomasi yerine güç gösterisini tercih ettiğini gözler önüne seriyor. ABD yönetimi, güvenlik gerekçelerini öne sürerek bölge ülkelerine yönelik baskıyı artırırken, bu politikaların bedelini yine bölge halkları ödüyor. Sivil kayıplar, ekonomik yıkım ve siyasi istikrarsızlık, “barış” söyleminin ardındaki gerçek tabloyu açığa çıkarıyor.
Bölgedeki siyasi çevreler ve direniş eksenindeki aktörler, Trump yönetiminin izlediği çizginin önceki ABD yönetimlerinden farklı olmadığını vurguluyor. Retorik değişse de özün aynı kaldığına dikkat çeken yorumcular, ABD’nin Batı Asya’yı kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etme çabasının sürdüğünü ifade ediyor.
Gelinen noktada, Trump’ın vaat ettiği geri çekilme ve barış söylemleri yerini daha sert, daha pervasız bir dış politikaya bırakmış durumda. Bu tablo, direnişin ve bölgesel dayanışmanın neden hâlâ hayati bir önemde olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
yorumunuz